Çarşamba, Nisan 04, 2007

24.08.06 - Perşembe

Kalktık, kahvaltı ettik, okula gittik, sınav olduk. Çok zor değildi ama yine de iyi yapamadık. İro'yla yanyana oturup sözlükten kelimelere baktık. Tenefüste sınıfta piknik yaptık, herkes geldi. Nori'nin de son günüydü. Toplu foto çektik. İkinci ders olmadı, kitapçıya gittik. Ev dekorasyon kitabı okuduk İro'yla. Can da çikolata yapımı kitabı okuyup cafedeki kızlara anlattı. Trene koşarak yetiştik. Öğle yemeği olarak ev yapımı sandwich yedik. Kondüktör geldi, herzamanki numara tutmadı. Pasaport numarası falan aldı. Bi geldi, elinde 50€'luk fatura; kişi başı! "Hocam o ne?" dedik, "bi yolu yok mu?" Şimdi öderseniz 20€ dedi; ödedik tabi. 3-4 saat içinde Roma'ya vardık. Gar kocaman ama Tourist Info yok. Onu ararken iki adam bize hotel satmaya çalıştı. İkincisi makul geldi, yeri de iyiymiş. Via Nazionale'de 3 yıldızlı gibi bir otelde kişi başı 23€'ya kalıyoruz. Odanın asıl fiyatı 195€!! Angelo adında peltek bir çokcuk var ilgilenen, iyi biri.

Otelden çıkıp karşıdaki bir pizzacı/cafede yemek yedik. Pizzalar çok güzeldi. Oradan çıkıp Aşk Çeşmesi'ne (Trevi) gittik. Heryerde dondurmacı vardı. Biz Didoş için nutellalı dondurma aradıktan sonra sonunda bulduk ve çok güzeldi. Nesli'nin adı artık Nesligül Külotsuz. Yeni ismi ona çok yakıştı. Çeşmede oturup fotoğraf çektik. Havuza Türk parası attık. Sonra da farklı sokaklardan yürüyerek gezine gezine otele dönüp uyuduk.

Salı, Nisan 03, 2007

31.08.06

Sabah okula gittik. Sonra eve gelip makarna yaptık, çok güzel oldu. Yemekten sonra 14:30 'da Denis'le sigorta işi için okula gittik. Sabah okuldayken de ikinci dersten 12 gibi çıkıp polise gitmiştik ama 1'den sonra gelmemizi söylemişlerdi. Öğlen polise gidip ifade verdik. Ben bir sürü şey yazdım. Umarım biraz para gelir. Çantayı okulda çaldırdığımızı söyledik. 15:30 gibi San Marco meydanında kızlarla buluştuk ve Galleria Academia'nın sırasına girdik. Kızlara biz gelmeden önce bir Türk "Italiano bella" diye laf atmış kızların Türk olduğunu anlamayarak :). Sırada beklerken ayı köpek gördük, resmini çektik. Academia sıkıcı sayılırdı. David güzeldi. Biraz orantısızdı. Nes ppsi burnundan küçük dedi, çok güldük. Eve döndük, yemek yaptık. Evde yemek çok keyifli oluyor. Perşembe Roma'ya gideceğimiz için çanta hazırladık. Biraz keyif yapıp yattık. Ben artık remen kızmalrın evindeyim. Nes'in oda arkadaşı olarak :). Nes'le beraber kıyafet seçtik haftasonu için. Yarın için Roma'ya bilet almadık. Ne de olsa "Çantam çalındı" belgemiz var.

22.08.06 / Salı

Yine uykusuz ve erken kalkıp Denis'le kızlardan önce çıktık. Sigorta işi için okula gittik. Şirketle konuşup haber vereceklerini söylediler. Kızlar gelirken yanlış otobüse binmişler, hemen inmişler :) Okul yine sıkıcıydı. Nori, Can'dan öğrendiği kelimeleri söyledi bize, çok komikti (amı.. ko..mm, haşittiruu vs :)) Okuldan sonra kızlar ve Can'la Pizzarito-Pastarito'ya gittik. Ben ilk kez risotto yedim. Güzelmiş. Yemekten sonra Pisa'ya gitmek üzere trene bindik. Giderken bilete bakmadılar. Dönüşte de herşeyimiz çalındı belgesini gösterdik. Yine 11'er Euro kardayız. Pisa'ya giderken Dİdem'in cüzdanı çalındı. Otururken yanımıza dilenciler geldi (2 kişi) Didem'in önüne üzerinde birşeyle yazan kağıt tuttular. O sırada Didoş'un çantası açıkmış. İçinden almış olabilirler :(. Bu da üçüncü tatsız olay olarak kayıtlara geçti. Neyse ki içinde çok az para varmış ama kartlar vs. gitti. Didoş'un sinirleri bozuldu. Ağladı biraz ama Pisa'da keyfi yerine geldi. Pisa'yı gezdik. Hatta Pisa kulesini düzelttik bile. Kulenin tepesine çıkmanın bedeli 15 Euro olduğu için çıkmadık. Kuleye nazır bir cafede dondurmalı nescafe içtik, çok güzeldi. Pisa kulesinin hemen yanındaki Capo dei Miracoli'yi gezdik. Vaftizhane ve Duomo vardı orada. Kulenin yanındaki pazar yerinde gezdik. Kızlar hediyelik eşyalar falan aldı. Trene doğru dönerken Piazza dei Cavallieri'ye gittik. Orada Pisa Üniversitesi vardı. Sonra kalabalık bir caddeden geçtik. Bahar Calzedonia'dan bikini aldı. Pisa'ya ilk geldiğimizde nehrin (Arno) kıyısında Santa Maria della Spina'yı gördük. Minnacık bir yerdi, uzaktan bakıp geçtik. Eve dönünce yemek yaptık (fırında dondurulmuş patates, salata, dondurulmuş türlü) Denis ve Bahar Papa di Fontana'nın beyaz şarabından içtier. Denis Floransa'yla ilgili bir kitap okudu. Oradan Gucci'nin headquarterının Firenze olduğunu, Dante'nin 1200'lerde yaşadığını, 1960'larda Firenze'yi sel bastığını vs. öğrendi. Sonra da uyuduk.

21.08.06

Uykumuzu alamadan uyandık, kahvaltı edip otobüsle okula gittik. Çıkışta istasyonun yanındaki Pizzarito-Pastarito'ya gittik. Can, Beyhan ve Billuş da vardı. Porsiyonlar iki kişilikti, biz İrem'le Gnocchi yedik. Yemek 5-6 Euro, kola 2 Euro. Sonra haftalık alışveriş için Esselunga'ya gittik, ~40 Euro. Eve dönüp dolapları yerleştirdik, bilgisayarı açıp fotoları attık. Tam miskinlik yapıyorduk ki >Burçin aradı, İremlerin odasının soyulduğunu söyledi. Koştık gittik hepimiz. Didem'den sevgilerle... (bu kalemi Vatikan'da buldum :))
Benşm bavullarımın kilidini kırmış. Cüzdandaki Türk paralarını almış. Sedanın parasını ve Cd playerını almış. Ev sahibi geldi neler yapabileceğimizi konuştuk. Polise haber verdik ama polis eve gelmedi. Eve döndüğümüzde aat 9'u geçiyordu. Kızlar çok güzel yemek hazırlamışlar. Ben bütün eşyalarımı kızlara taşıdım. Okulun, okul içindeki hırsızlıklara karşı sigortası varmış. Her iki olayı da sigortadan karşılamaya çalışacaklar.

20.08.06

Ara sokaklardan geçip kahvaltı için ucuz biryerler aradık. Denis bir kafeden sandwich aldı biz de kızlarla başka bir yerden sandwich aldık. Sonra San Marco meydanına gidip San Marco kilisesine girdik. Tepesine çıkıp Venediği izledik, fotoğraflar çektik. Venedik sokaklarına inanmak çok güç; hiç araba yok. Herkes gondollarda. İnsanlarda orada yaşıyor olmalarına inanamadık. Ahlar Köprüsü'nü gördük ama üzerinde geçemedik. Sahikden yürüdük, bir süpermarkete girip su vs. aldık, dondurma aldık. Dondurmalar ucuz ve kocamandı. Yolda kadehlerle müzik çalan bir adamı izledik. Çok yorulduk. Aralarda sokaklarda oturup dinlendik. Akşama doğru Santa Margherita meydanına gittik. Orada bir cafede oturup kahve içtik. Hepimiz sabunsuz tuvalete girdik. Orada yürüyerek otele geri döndük. Eşyalarımızı başka bir otel olduğunu düşündüğümüz bir yerden aldık. Orada da tuvalete girdik, vaporetta bileti alıp istasyona giden (1 numaralı) vaporetttaya bindik. Yolda önce içeride sonra dışarıda oturduk. Tam gün batımıydı. Çok güzel fotoğraflar çektik. Vaporettadan indiğimizde hepimiz acıkmıştık. Self sevis bir restoranda akşam yemeği yedik. Biz makarna yedik. Denis et yedi. Biz Denis'le salata da yedik ama çok geldi. Kızlarla yedik. Saat 8 gibi trene gittik. Bologna aktarmalı olarak eve döndük. Bileti Bologna'ya kadar almıştık ama kontrol etmediler. Yürüyerek eve döndük. Uyuduk.

Pazartesi, Nisan 02, 2007

19.08.06

19 Ağustos'ta uyanıp hızlıca hazırlandık. 8'de Garda trenine yetiştik. Yanımızdaki kahvaltılıkları yerken yarım saatte Garda Porto Nuova'ya geldik. Ücretsiz Gardaland otobüsüyle Gardaland'e gittik. Bilet alıp (2*25 Euro) aynen geri döndük. Güzel bir bardan 4 sütlü kahve, 1süt ve bol bol şeker aldık. İroşum'un boğazı biraz kötü olduğu için yoldan ona pastil de almıştık. Gölün yarısına kadar gidip geri dönmenin bedeli 10 Euro. Garda gölü çok güzel bir yer. Etrafındaki kasabalar da çok şirin yerler. 3 saatlik geziden sonra Peschiera'ya geldik. Buradan trene binip biz İrem'le Gardaland'e gittik, kızlar da Venedik'e gittiler. Gardalan, İtalya'nın en büyük eğlence parkı. Girişte küçük çocuklara göre oyunlar var ama ilerledikçe iş ciddileşiyor. İlk bindiğimiz alet 20 metre yğkselip serbest düşüş yapan bir şeydi. Çok korktuk. İrem benden çok titredi. Şirin, turuncu ev gezisi, yunus gösterisi ve pizza-kolanın üztüne ürkünç bir deneyimdi. Rahatlamak için uzay gemisine bindik. Bu, aslında daha yğkseğe çıkıyor ama sadece yavaşça kendi etrafında dönerek hemen aşağıya iniyor. Sonra, karnaval alanı gibi olan yerde iki oyun oynadık; 5 topu 2 Euro vererek kırmızı kovalara sokmaya çalıştık ama olmadı. Araba yarıştırarak İrem bir oyuncak kalem kazandı. Sulu oyunları aradık ama kapalıydılar, o yüzden İrem'i rollercoaster için ikna ettim. Bindiğimizde İro bağırarak aleti durdurmalarını istemeyi düşünmüş. 20-25 metreden sallanarak başlayan eğlence, 4-5 burgu ve bir ters dönüşle süslendi. Epey eğlenceliydi ama İroşcuk bundan da korkmuş. Arasıra su buharına girip serinledik, sonra suda giden tekerleklere binmek için sıraya girdik. 1 saat falan bekleyip bindik. 9 kişilik lastikler eğlenceliydi. Ben kapısına yakın olduğum için iyi ıslandım. Akşam 8'de çıkıp otobüse bindik. Yarım saat kalmayınca, Venedik trenini kaçırdık. İstasyonda 1 saat beklerken McDonalds'ta pizza yedik ve kahve içtik. Saat 12'ye doğru Venedik garındaydık. Kızların ayarladığı otel şehrin diğer ucundaki San Marcı'da. Vaporettaların çalışmadığını ve taksinin 50 Euro tutacağını öğrenince yürümeye başladık. Dar ve ıssız sokaklardan 20 dakikada Rialto köprüsüne vardık. Burası, gecenin 1'i olmasına rağmen tıklım tıklımdı. Genelde gençler sarhoş olmaya çalışıyordu. 20 dakika içinde de zar zor Hotel Rio'yo bulduk. Kişibaşı 25 Euro verip odalarımıza çıktık. Klimalı, buzdolaplı, kasalıydı odalar. Geç yatıp erkenden uyandık.